Ailede İşkence kategorisi için arşiv
Aile içi şiddetin sebepleri
Posted in Ailede İşkence, Evlilik, Hayat ve Kadın, İctimai Nizam on Mart 20, 2007 by ailemizAile içi şiddetin sebepleri Aile içi şiddet, başlıca üç başlık altında incelenir. Sosyal, Psikolojik ve Biyolojik olarak da incelenebilecek bu kategoriler; tam açıklaması ile Fakirlik (Sosyal), Güç ve Kontrol isteği(Psikolojik), ve Biyolojik (Alkol ve Uyuşturucu) başlıklarında incelenebilir.
Fakirlik
· Ekonomiksel güçlük çeken ailelerde, diğer ailelere nazaran çok daha fazla aile içi şiddeti gerçekleşmektedir.
· Fakirliğin getirdiği sosyoekonomik sorunlar doğrultusunda; birey tepkisini ailesine karşı göstermektedir.
Güç ve Kontrol
· Toplumsal bakış açısı doğrultusunda, erkeğin egemen olmasını öngören toplumların alışkanlıklarında ve geleneklerinde kadınlar mağdur durumdadır. Bunun dini ve kültürel boyutları da mevcuttur; ancak erkeğin aile reisi görevini üstlenmesi ve bunu hor görmesidir.
· Aile içerisinde her bireyin eşit görevlere dağılmaması ve güç sahibi olanların mantıksal olarak bunu kaldıramaması.
Alkol ve Uyuşturucu
· Uluslarası araştırmalar doğrultusunda; alkolik ve uyuşturucu bağımlısı olan bireylerin %25′e yakını aile içinde şiddet uygulamaktadır.
· Bazı kurumlar tüm kötü alışkanlıkları (kumar vb.) bu kategori içerisine ekler.
Eşler Arası Şiddet
Posted in Ailede İşkence, Evlilik, Sorumluluklar, İctimai Nizam, İyi Zevce Nasıl Olunur? on Mart 9, 2007 by ailemizEşler Arası Şiddet
Kaynaklarda; erkeklerin eşlerini dövme davranışını açıklayan çeşitli görüşler ileri sürülür. Bu görüşler ana hatlarıyla şöyle:
1- Eşini döven erkekler, çocukluklarında benzer olaylara tanık oldukları için şiddete başvururlar.
2- Eşini döven erkekler, kişilik özellikleri ya da ruhsal bozuklukları sebebiyle şiddet uygularlar.
3- Alt sosyo – ekonomik tabakalarda işsizlik, parasızlık ve eğitimsizlik eş dövme sebebidir.
4- Alkol alma, sarhoşluk, aşırı kıskançlık eş dövme sebebidir.
Bazı yazarlar; şiddete başvuran erkeklerin çoğunluğunun yetersiz kişiliği gösteren, iletişim yeteneği olmayan, ruhsal gelişimini tamamlamamış kişiler olduğunu ileri sürerler. Evlilikte şiddete başvurmanın güçsüzlük, yetersizlik duygularını yenme ve özsaygıyı koruma çabası olduğu belirtilir.
Evlilik ilişkileri dışında dostluk ilişkileri olmayan, içine kapanık, toplumsal olarak izole edilmiş ailelerde şiddete başvurmanın daha sık rastlanıldığı, bunun göçmenlerde önem kazandığı yayınlarda izlenir.
Süreğen, kaygı, depresyon ve psikosomatik belirtilerden, yorgunluk, yaygın ağrılar, denetimi yitirme endişeleri, tekrar eden intihar girişimleri olan evli kadınlarda aile içi örselenmenin düşünülmesinin yerinde olacağı bildirilir.
Bulgular, kadının ve erkeğin eğitim düzeyi, sosyal statüsü, ekonomik şartlarına bağlı olmaksınız, kadının ev içinde şiddete uğradığı görüşünü destekler niteliktedir. Kentleşmeyle kadının yükü artmış; anne, eş ve iş kadını olarak hayattaki rolünü almıştır. İyi bir anne olmak zorundadır. Çocuklarına bakmaya, onların eğitimi ve sağlığıyla ilgilenmeye kendini mecbur hisseder. Mükemmel bir eş olmaya alışacaktır. Evde işi bir hayli yüklüdür, fazladır. Evdeki işleri yoluna girince işine, çalışma mekanına gidecektir. Orada çalışırken, akıl bir yandan da evde, eşinde ve çocuklarında olur. Bu onda sıkışma hissi, kaygı, anksiyete oluşturacaktır ve bir anlamda tükenmişlik içine girer. Bunun sonucu olarak kendisi de şiddete başvuracaktır ve suç işleyecek ve suçlu muamelesi görür.
Yüzyıl önce kadınların daha pasif oldukları yerlerde şiddete daha seyrek iştirak ettikleri tartışılmış. Cinsiyetle şiddet ilişkisi ele alındığında bütün toplumlarda kadınların şiddete başvurma oranlarının erkeklerden düşük olduğu görülür. Ancak kadının şiddete başvurma oranı ülkeden ülkeye, sosyo – kültürel yapıdaki farklılıklara bağlı olarak değişir. Bu konuda belirleyici olan, kadınların sosyo – kültürel yapı içindeki konumlarının, işledikleri suç oranlarıyla türlerini ne ölçüde etkilediğidir.
kaynak:islamihayat.com
Kadın Dövme Hakkı(!)
Posted in Ailede İşkence, Evlilik, Hayat ve Kadın, İyi Zevce Nasıl Olunur? on Ekim 20, 2006 by ailemizIslam, erkeğe karısını dövme hakkı(!) verir mi?
Önce bu konu ile ilgli görüşleri âyet ve hadisleri meallendirecek sonra da bunlarlâ ilgili mülâhazalarımızı arzetmeye çalışacağız.
1- Nisâ Suresinde, meâlen şöyle buyurulur: “Erkekler kadınlar üzerine kavvâm (muhâfiz, veliyyülemir, yönetici, gözetici, kayyûm) dırlar. Çünkü bir kere Allah onların bazısını bazısından üstün yaratmıştır. Bir de erkekler mallarından infak etmektedirler. Onun için, iyi kadınlar itaatkârdırlar. Allah’ın kendilerini saklaması yönüyle kendileri de gaybi muhâfaza ederler. Serkeşliklerinden (nüsûz) endişe ettiğiniz kadınlara gelince: Evvelâ kendilerine nâsihat edin, sonra onları yataklarında yalnız bırakın, (kâr etmezse) dövün. Dinlerlerse incitmeye bahane aramayın. Çünkü Allah çok yücedir, çok büyüktür. Eğer karı-koca arasının açılmasından endişeye düşerseniz bir hakem onûn tarafından, bir hakem de bunun tarafından gönderin…” Âyetin geliş sebebi (sebeb-i nüzûlü) şudur: Ensâr’ın ileri gelenlerinden Sa’d b. Rabî’aya karşı, karısı Habîbe nüsûz göstermiş (serkeşlik ve dik kafalılık etmiş), o da ona bir tokat vurmuştu. Babası hemen kızını alıp Rasulüllah’a giderek şikâyet etmiş, Rasûlüllah (s.a.s.) da, “Mutlaka ondan kısas alırız.” buyurmuşlardı. Bunun üzerine bu âyet geldi. Allah Rasûlü (s.a.s.)’de “Biz birşey yapmak istedik, Allah ise başka bir şey murad etti. Şüphesiz hayır, Allah’ın diledigindedir.” buyurdular.(bk. Elmalılı N/1350; Ibn Kesir N/256; Kurtubî V/168)
2- Rivâyete göre Hz. Eyyûb (a.s.) bir olay sebebiyle karısına yüz deynek vurmaya yemin etmişti de Allah (c.c.) ona şöyle vahyetti.(age VI/4101) “Eline bir deste (sap) al da onunla vur ki, yeminini bozmuş olmayasın…” (K. Sâd (38) 44) Konumuzla ilgili görülen âyetler bunlardır. Hadîslere gelince: Devamı »

